Nur Masoud, Ekonomi, Singapur

“Singapur’un kişi başına düşen milli gelir sıralamasında dünyada üçüncü olduğunu biliyor muydunuz? Sadece 52 yıldaki bu başarının arkasında birçok neden var: Stratejik konumu, doğal liman oluşu, yatırımların merkezi olması ve lider Lee Kuan Yew’in başarısıyla birlikte bugün dünyanın en iyi eğitim olanaklarına sahip. Takım çalışması, liderlik, gerçek bir şirket ile çalışma olanağını Singapur’daki exchange döneminde deneyledim. Bugün İngilizce konuşurken kendimi çok daha iyi ifade edebiliyorum. Dünyanın her yerinden unutulmayacak kadar güzellikte arkadaşlar biriktirdim. Asya’nın diğer ülkelerindeki farklılıklardaki güzellikleri gördüm.”

Hasan Basri Çifci, Hukuk, Çin

“2016 yazında Pekin’de Çin Siyaset Bilimi ve Hukuk Üniversitesi’nde hukuk yaz okuluna katıldım. Giriş niteliğindeki hukuk seminerleriyle birlikte dil, çay ve tai chi derslerine devam ettim. Okulun ardından Kuzey Çin’de bir seyahate çıktım ve Cuandixia’da, Pingyao’da, Taiyuan’da, Xian’da ve Datong’da bulundum. Hukukun üstünlüğünün ilkesel olarak benimsenmediği, yargılamanın hiçbir noktasında ÇKP’nin karşısına geçilmediği, özellikle toplumsal cinsiyet pratiklerinde geleneklerin hukuka baskın geldiği, eleştirel ifade araçlarının etkisiz hale getirildiği, ekonomik büyümenin sürmesi için bireysel hukuki tavizler verildiği bir Çin’i deneyimledim. Stklarla, bölge hakimleriyle ve akademisyenlerle tanıştım. Dünyanın Avrupa’dan, hukukunsa kıta Avrupası sisteminden ibaret olmadığını ilk kez gördüm.”

Berfin Nur Osso, Hukuk, Hindistan

“Temmuz 2015’te GlobalAid ile bulunduğum Hindistan’ın Mumbai şehrinde daha önce hiç hayal edemeyeceğim, çok daha farklı bir kültür ve yaşam tarzını deneyimleme fırsatım oldu. İlk defa bir Asya ülkesine gidiyordum ve heyecanım yadsınamayacak derecede büyüktü. Asya’nın en büyük ikinci gecekondu mahallesi olan Dharavi bizi bekliyordu. Evet doğru, Slumdog Millionaire filmindeki Dharavi! Oradaki amacımız Dharavi halkının sahip olduğu su kaynaklarını iyileştirmek ve Royal City School’daki ilkokul 2.sınıf öğrencilerine hijyen eğitimi vermekti. Saha çalışmaları, Dharavi halkıyla yaptığımız röportajlar derken kendimizi bir anda konfor alanımızın dışında buluverdik! 50 cm genişliğindeki sokaklar, sokakların tabanından ve tavanından geçen elektrik kabloları, yıllarca çözülmeyi bekleyen çöp yığınları ve çok daha fazlası! Yaklaşık 1 milyon insanın 2 km2’lik bir alanda nasıl ve hangi koşullarda yaşadığına şahit oldum. Şehrin diğer ucuna geçtiğimizdeyse çok farklı bir dünya vardı! Manhattan’vari binalar ve lüks içinde yaşayan bir halk! Şehrin diğer bölümünden habersizcesine hayatına devam eden bir insanlık! İşte o an kast sistemini ve gelir eşitsizliğini tam da en derininden hissettim. Bir yandan da uluslararası hukukun, insan haklarının ve `çekirdek değerler`in beşiği olmakla övünen Avrupa’dan çok daha farklı ve bambaşka bir dünyanın var olduğunun farkına vardım. Dünya sadece Avrupa’dan ibaret değildi ve belki de Hindistan gibi 3. dünya ülkelerinin, oluşumuna katkıda bulunamadığı “insan hakları” değerlerini benimseyememesinde haklı mazeretleri vardı, diye düşündüm.”